Kurtuluş Savaşı

Kurtuluş savaşı konu özeti ve aşağıda yer almaktadır. Bu konu ders kitabında Bir kahramanlık destanı : Milli Mücadele şeklinde geçmektedir. Konu ile ilgili etkinliklere ulaşmak için 4.Sınıf Sosyal bilgiler sayfasını ziyaret ediniz.

Trablusgarp savaşı (1911)

Siyassi birliğini geç tamamlayan İtalya yeni topraklar kazanma isteği ile 26 Eylül 1911’de Osmanlı toprağı olan Trablusgarp ve Bingazi’ye asker çıkardı. Mustafa Kemal Atatürk gönüllü olarak bu toprakların savunulması için cepheye gitti.

  • Mustafa Kemal Atatürk ilk askeri başarılarını Trablusgarp’ta kazandı ve Binbaşı rütbesine yükseldi.
  • Osmanlı Devleti'nin kuzey batısında Balkan Savaşlarının başlaması nedeniyle Trablusgarp kaybedildi.
  • Savaş sonunda İtalyanlar ile Uşi Antlaşmazı imzalandı.


Fotoğraf Kaynağı: TrtHaber



Balkan Savaşları (1912)

Balkan Devletleri (Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan, Karadağ) birleşerek Osmanlı Devleti ne saldırdı. Osmanlı devletinin ordusu savaşlarda yeterli olamamıştır.Osmanlı devleti dört cephede savaşmak zorunda kaldığı için mühimmat ve askerlerini kaybetmiştir. Bu savaşta yenilmiştir. Yapılan Londra Antlaşması sonucunda Osmanlı Devleti Balkanlardan çekilmiştir.

1.Dünya Savaşı (1914 -1918)

Avrupa devletleri kendi aralarında da rekabete girmişlerdi. İki büyük grup savaşmaya başladılar. . Bu arada sanayinin gelişmesiyle silahlanma artmış, sömürge arayışı hız kazanmıştı. 1. Dünya savaşında gruplaşma şu şekildeydi

İttifak devletleri İtilaf Devletleri
Almanya İngiltere 
Avusturya macaristan imparatorluğu Rusya
İtalya Fransa

Osmanlı Devleti başlangıçta savaşa katılmadı. Ancak İşgaller sonucu kaybettiği toprakları geri almak istiyorlardı. Almanlar da Osmanlı’yı kendi yanında savaşa girmesi için ikna edince; Osmanlılar ittifak  devletleri birlik olarak savaşa katıldı. Savaş başladıktan sonra Sırbistan, Yunanistan, Romanya, Japonya, Brezilya ve ABD İtilaf Devletlerine katılırken Bulgaristan ile Osmanlı İmparatorluğu da İttifak Devletlerine katıldı.

Osmanlı Devletinin 1.Dünya Savaşına katılması ile birlikte Çanakkale Savaşı başlamış oldu. Osmanlı Devleti ,Birinci Dünya Savaşı’nda dört cephede savaştı. Çanakkale Cephesinde bütün dünyaya Çanakkale’nin geçilemeyeceğini gösterdi. Fakat; Birinci Dünya Savaşı’ nı Almanlar kaybedince Osmanlılar da onların yanında olduğu için yenik sayıldı.

Çanakkale Savaşı (1915)

Çanakkale Savaşı 1. Dünya Savaşı içinde gerçekleşmiştir. Harekat noktası Gelibolu dur. Mustafa Kemal ve Kahraman Türk askerlerinin üstün başarısı sonucu 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Savaşı kazanılmıştır. Çanakkale Zaferi tarihimize altın harflerle yazılmış en büyük destanlardan biridir.

Çanakkale Savaşlarının Önemi:Bu savaşlar hem Türklerin gücünü ve kahramanlığı dünyaya bir kez daha gösterirken Mustafa Kemal’in de Askeri başarısıyla ve iyi bir önder olarak ön plana çıkmasına olanak sağlamıştır. Çanakkale Savaşı kazanılmasına rağmen 1.Dünya Savaşını İtilaf Devletleri kazanmıştır.



"Ben size savaşmayı değil, Ölmeyi emrediyorum"

Mustafa Kemal Atatürk - -Çanakkale Savaşı

Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918)

Mondros Ateşkes Antlaşması Ege Denizi’ndeki Limni adasının Mondros Limanında Osmanlı ile İtilaf Devletleri arasında imzalanmıştır.Bu antlaşmaya göre;

  • Türk ordusunun büyük bölümü dağıtıldı.
  • Ordu'nun  silahlarına el konuldu.
  • Çanakkale ve İstanbul Boğazları işgalci devletlere açıldı.
  • Tersaneler, limanlar, demiryolları ve haberleşme araçları İtilaf devletlerinin kontrolüne geçti.

Antlaşmanın en tehlikeli maddeleri ise:

  • 7. Madde; İtilaf devletleri güvenliklerini tehlikede gördüklerinde istedikleri işgal edebileceklerdi.
  • 24.Madde; Altı tane Doğu Anadolu İli (Van- Bitlis-Elazığ-Erzurum-Sivas-Diyarbakır) karışıklık çıkarsa, buralar işgal güçlerince hiç mazeret göstermeden işgal edilebilecektir.

İşte bu maddelere dayanarak yurdun her yerini işgal etmeye başladılar. Osmanlı devleti böylece bağımsızlığını kaybetti.

İşgaller

İtilaf Devletleri, bu antlaşmaya dayanarak yurdumuzun dört bir yanını işgal etmeye başladılar. İtilaf Devletleri 13 Kasım 1918 tarihinde İstanbul’u işgal ettiler. İngilizler; Irak ve Suriye ile Musul, Antep, Urfa ve Maraş’ı işgal ettiler. Çanakkale, İzmit, Samsun ve Merzifon’a asker çıkardılar. Bir süre sonra Antep, Urfa ve Maraş çevresini Fransızlara bıraktılar. Fransızlar Adana ve çevresini işgal ettiler. İtalyanlar, Konya yakınlarından Aydın’a kadar olan güneybatı Anadolu çevresini işgal ettiler. Yunanlılar önce İzmir’e asker çıkardılar. Batı Anadolu’yu işgal etmeye başladılar. Ermeniler ise Kars ve Sarıkamış’ı işgal ettiler.Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a Çıkışı

19 Mayıs 1919 tarihinde 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Bandırma Vapuru ile yapılan yolculuk sonrası Samsun'a çıktı. Bu olay Kurtuluş Savaşı'nın fiili başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Ayrıca bu olay ülkemizde 19 Mayıs Atatürk'ü anma Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlanmaktadır.



Milli bilincin uyandırılması için yapılan çalışmalar

Mustafa Kemal Atatürk Samsun'a çıktıktan sonra Havza ve Amasya'da genelgeler yayınlandı. Daha Sonra Atatürk Erzurum ve Sivas'a giderek kongreler düzenledi.

  • Havza ve amasya genelgeleri yayınlandı.Bu genelgeler ile Türk milletine yurdumuzun içinde bulunduğu durum ve kurtuluş yolu anlatıldı.
  • Halktan işgallere karşı protesto ve mitingler düzenlenmesi istendi.
  • Erzurum kongresinde vatanın bölünmez bir bütün olduğu vurgulandı.
  • Sivas kongresinde milli cemiyetler tek çatı altında toplanarak birlik ve beraberlik sağlandı.

Yukarıda da görüleceği üzere milli bilincin oluşmasında milli birlik ve beraberliğin sağlanmasında önemli yere sahip olan ilk olay Amasya ve Havza genelgesidir. Vatanın bölünmez bir bütün olduğu Erzurum kongresinde vurgulanmıştır. Milli cemiyetler tek çatı altında Sivas kongresinde toplanmıştır

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılması

Mustafa Kemal, Erzurum ve Sivas Kongrelerini yaptıktan sonra Ankara'ya geldi. 23 Nisan 1920'de Türk milletinin kendi içinden seçerek Ankara'ya gönderdiği vekillerle birlikte Büyük millet meclisini açtı. Mustafa Kemal Büüyük Mİllet Meclisi başkanlığına seçilerek Milli Mücadele'nin lideri oldu

Gümrü Antlaşması ( 3 Aralık 1920)

Ermeniler itilaf devletlerine güvenerek 1920 yılı ortalarında Doğu Anadoluya girdiler. Kazım Karabekir komutasındaki ordumuz Ermenileri başarılı bir taarruzla bugünkü doğu sınırımızın ötesine attı. Bu savaş TBMM hükümetinin Ermenistan ile imzaladığı 3 Aralık 1920 tariihli Gümrü Antlaşmasıyla sonra erdi. Gümrü Antlaşması Ankara hükümetinin uluslararası alanda kazandığı ilk siyasi başarıdır.



1.İnönü Savaşı

1. İnönü Muharebesi, Kurtuluş Savaşı sırasında 6 Ocak 1921'de iki koldan saldırıya geçen Yunan güçleriyle İnönü mevziinde savunma halinde olan Ankara hükümeti kuvvetleri arasında gerçekleşmiştir. Yunanlılar, Türk ordusunun gücü hakkında keşifte bulunarak Eskişehir’i ele geçirip, TBMM’yi dağıtmak için üs olarak kullanmak istiyordu. Yunan saldırısı İnönü mevkiinde İsmet Paşa komutasında durduruldu. Batı Cephesi’nde düzenli orduların Yunan ordularına karşı kazandığı ilk zaferdir. Bu zafer TBMM’nin iç durumunu kuvvetlendirmiş, dışarıdaki itibarını arttırmış, askere alım işlemleri hızlanmıştır. İsmet Paşa, Albaylıktan Generalliğe terfi etmiştir.

2.İnönü Savaşı

2.İnönü Muharebesi, Kurtuluş Savaşı sırasında kazanılmış bir zaferdir.Londra Konferansı tekliflerinin kabul edilmemesi ve İngilizlerin Yunanlıları kışkırtması bu savaşın birinci nedenlerini oluşturur. Bunun üzerine 1. İnönü yenilgisinin esikliğinden Sevri uygulatarak kurtulmak isteyen Yunanlıların ve TBMM’nin Londra Konferansında İtilaf Devletlerinin isteklerini kabul etmemesi üzerine, 23 Mart 1921'de İngilizlerin desteğini alan yunanlılar yeniden taarruza geçmişlerdir.Ancak düzenli Türk birlikleri karşısında daha fazla direnemeyerek bozguna uğramış ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Bu zaferden sonra İtalyanlar işgal etikleri Muğla ve Antalya’dan da çekilmeye başlamışlardır. Fransızların TBMM’ye karşı tutumları yumuşamaya başlamıştır.

Mustafa Kemal kazanılan zaferin önemini İsmet Paşa’ya çektiği telgrafta “Siz orada sadece düşmanı değil, Türk Milletinin makus talihini de yendiniz” diyerek belirtmiştir.

Kütahya Eskişehir Savaşları

Kütahya-Eskişehir savaşı 10 Temmuz 1921 ile 24 Temmuz 1921 arasında Yunanistan ile Ankara hükümeti arasında gerçekleşmiştir. Savaşı Ankara hükümeti kaybetmiş ve Sakarya Nehrinin doğusuna çekilmek zorunda kalmıştır. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, yeni kurulan düzenli ordunun Batı Cephesi’nde kaybettiği tek savaştır.

Afyon, Eskişehir ve Kütahya Yunanlıların eline geçti. Ordunun daha fazla zayiat vermesini istemeyen Mustafa Kemal orduyu Sakarya Nehrinin doğusuna kadar çekti. Savaşın kaybedilmesi TBMM’ye olan güveni sarstı, Meclisin Kayseri’ye taşınması ve Kuva-yi Milliye’ye dönülmesi gündeme geldi. Yunan ordusu Sakarya Nehrine kadar ilerledi. Durumun ciddiyetinin ani kararlar alınmasını gerektirdiği için 5 Ağustos 1921’de “Başkomutanlık Kanunu” çıkartıldı.

Bu kanunla Mustafa Kemal Paşa Başkomutan seçildi. Ayrıca Meclis tüm yetkilerini Mustafa Kemal Paşa’ya devretti. Bu kanun 1922’de süresiz olarak uzatıldı. Mustafa Kemal Paşa’nın Cumhurbaşkanı seçilmesine kadar yürürlükte kaldı. Mustafa Kemal Paşa orduyu yeniden güçlendirmek amacıyla 8 Ağustos 1921’de Tekalif-i Milliye Emirleri’ni çıkardı. Bu sayede ordunun ihtiyaçlarının büyük bir kısmı halktan karşılanmaya çalışıldı.



Sakarya Meydan Muharebesi

23 Ağustos'ta Yunanlılar taarruza başlamışlardır. Mustafa Kemal Paşa “Hattı Müdafaa yoktur, Sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” sözünü bu savaş sırasında söylemiş ve 22 gün süren savaş sonunda 13 Eylül 1921'de Türk ordusu büyük bir zaferle Yunan ordusunu gerisin geri kaçmak zorunda bırakmıştır.Bu zaferle birlikte 1683 Viyana bozgunundan beri devam eden Batı karşısındaki gerileme durmuştur.

 Yunanlılar savunmaya, Türkler taarruza geçmişlerdir. TBMM, Mustafa Kemal Paşa’ya “Mareşallik” rütbesi ile “Gazilik” unvanı vermiştir. Fransızlar bu savaştan sonra TBMM ile Ankara Antlaşması’nı imzalamıştır.

Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve Büyük Taaruz

Türk ordusu Sakarya’da zafer kazanmasına rağmen henüz Yunan ordusunu savaşa zorlayarak yok edecek durumda değildi.Başkomutan Mustafa Kemal’e göre ordunun taarruz gücüne ulaşabilmesi için uzun bir hazırlık dönemine ihtiyaç vardı. Sakarya Zafer’ini izleyen günlerde büyük taarruz için hazırlıklara başlandı.

Yurdun her tarafında uygulanan Tekâlifi milliye Emirleri ile ordunun ihtiyaçlarının giderilmesi çalışmalarına devam edildi. Öncelikle ordunun asker sayısı artırıldı. Büyük bir gizlilik içinde yapılan hazırlık aşamasında İstanbul’daki silah depolarından Anadolu’ya silah ve cephane kaçırıldı.

6 Mayıs 1922’de Mustafa Kemal’in mecliste yaptığı konuşma üzerine yapılan oylama sonucunda Mustafa Kemal’e verilen Başkomutanlık görevinin süresiz olarak uzatılması kabul edildi.

    26 Ağustos sabahı Mustafa Kemal, İsmet ve Fevzi Paşalar taarruz harekâtını sevk ve idare etmek için Kocatepe’de bulunuyorlardı.     Savaş 05:30’da Türk topçusunun ateşi ile başladı. 27 Ağustostan itibaren Türk kuvvetleri üstünlüğü ele geçirerek Yunan ordusuna büyük kayıplar verdirdi.  30 Ağustos sabahı Dumlupınar’da sıkıştırılan Yunan ordusu ile büyük bir meydan savaşı yapıldı.

Mustafa Kemal’in bizzat kendisinin yönettiği bu savaşa “Başkomutanlık Meydan Savaşı” denmiştir. Aynı zamanda geçtiği yer dolayısıyla “Dumlupınar Meydan Savaşı” olarak da adlandırılır. Bu savaş sonunda bozguna uğrayan Yunan kuvvetleri İzmir, Yalova ve Bandırma yönüne doğru kaçmaya başladı.

Yunan ordusu Başkomutanı General Trikopis ve birçok subay esir alındı. Kaçan Yunan ordusunun yeni bir savunma hattı oluşturmasını engellemek amacıyla Mustafa Kemal “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emrini verdi. Bu emirle başlayan takip 9 Eylülde Türk ordusunun İzmir’e girmesiyle sonuçlandı...

Mudanya Ateşkes Antlaşması 11 Ekim 1922

Mudanya Mütarekesi, Kurtuluş Savaşı'nın akeri safhasını bitiren antlaşmadır. Konferansa TBMM adına İsmet Paşa katılmıştır. Mudanya Ateşkesi ile Kurtuluş savaşının askeri safhası sona ermiş, politik safhası başlamıştır. Doğu Trakya ve İstanbul savaş yapılmadan kurtarılmıştır. Meriç Nehri Yunanistan ile aramızda sınır olarak kabul edilmiştir. İstanbul’un TBMM’ye devredilmesiyle Osmanlı Devleti hukuken sona ermiştir.



Lozan Barış Antlaşması 24 Temmuz 1923

I. Dünya Savaşı’nın ardından yenilgiye uğrayan Osmanlı İmparatorluğu, Avrupalı devletlerin eline geçmiş ve  Osmanlı toprakları işgal altına alınmıştır. Lozan Barış Antlaşması yeni doğan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurtarıcısı olan bir antlaşma niteliğini taşımaktadır. Dış borçlar, Boğazlar sorunu, Türk-Yunan çatışmaları ve daha birçok konuda Türk devleti ülkenin sorunlarını çözmüş ve ülkeyi sömürgeci devletlerden kurtarmıştır.

Cumhuriyetin ilanı 29 Ekim 1923

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 29 Ekim 1923 günü gerçekleşen oturumunda Mustafa Kemal'in hazırladığı anayasa değişikliği teklifinin kabul edilmesiyle Türkiye Devleti'nin yönetim şeklinin cumhuriyet olarak belirlenmesidir.

En son değiştirme: 23 Aralık 2020, Çarşamba, 04:29